BOĞAZİÇİ Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (iklimBU) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, çok sektörlü ve çok disiplinli yangın önleme kuşakları oluşturulması gerektiğini belirterek, "Orman içi ve yakını insan etkinlikleri ile yapıları arasında, örneğin orman ekosistemleriyle kara ve demir yolları, yüksek gerilim hatları, köyler, mahalleler, yerleşim alanları, organize sanayi bölgeleri gibi alanların arasına mutlaka 100 metre ile 300 metre arasında değişen, gerekiyorsa 1 kilometreye kadar genişleyebilen yangın emniyet ve durdurma/önleme amaçlı geçiş kuşaklarını oluşturmak gerekiyor" dedi.
Türkiye genelinde 2025 yılında birçok ilde etkili olan orman yangınları nedeniyle geniş alanlar zarar gördü. Yangınların iklim değişikliği nedeniyle daha da artış gösterebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Murat Türkeş, yangınların önlenebilmesi için ormanlar ve insan etkinlikleri arasında bilimsel olarak belirlenmiş yangın emniyet, geçiş ve yangın önleme/durdurma kuşakları oluşturulması ve yangına elverişli özel meteorolojik hava durumu tiplerinin belirlenip, izlenmesinin gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Türkeş, bu tür çalışmaların alt yapısını Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) Tabanlı Çok Kriterli Karar Analizi gibi karar destek sistemlerinin oluşturulması gerektiğini belirtti.
'HER TÜRLÜ İNSAN ETKİNLİĞİ ZATEN ORMANA ZARAR VERİYOR'
İnsanın orman yakını ve içi etkileşiminin arttığını söyleyen Prof. Dr. Türkeş, "Yeni yerleşim alanları, kaçak ya da yasal konutlar, toplu konut alanları, organize sanayi bölgeleri, taş ocakları, madencilik etkinlikleri çoğu yerde orman içi ya da kenarındaki alanlarda oluşturuldu. Ayrıca büyük kent yasasından sonra her köy aynı zamanda birer mahalleye dönüştü ve onların genişlemesi çoğunlukla ormana doğru oldu. İnsan etkisi, orman üzerinde giderek son 20 yılda, 10 yılda ve son 5 yılda çok arttı. Her türlü insan etkinliği zaten ormana zarar veriyor. Etkili ve büyük orman yangınları en çok Doğu Akdeniz'den özellikle Antalya'dan başlayarak Çanakkale'ye kadar, Akdeniz ikliminin egemen olduğu bölgede oluşma eğilimindedir. Burası Türkiye'de yangın riskinin yüksek olduğu alandır. Özellikle 2021'de ve 2025 yazında olduğu gibi yaz kuraklığının dışında özel hava durumu tipleri, değişen orman yangın rejimi ile birlikte yangınların büyük yangına dönüşmesine yol açıyor. Bu koşullarda bitki örtüsünün yanıcı madde yükü artmış, patlamaya hazır bombaya dönüştüğünü söyleyebiliriz" dedi.
'BU SİSTEMİ SÜREKLİ DENETLEMEMİZ GEREKİYOR'
Prof. Dr. Türkeş, "Çok disiplinli ve çok sektörlü ya da paydaşlı bilimsel karar destek çalışmalarıyla belirlenmiş ağaç, çalı ve otlardan arındırılmış boşluklar, geçiş ya da yangın önleme kuşaklarını oluşturmamız ve bu sistemi sürekli denetlememiz gerekiyor. Bu kapsamda orman içi ve yakını insan etkinlikleri ile yapıları arasında, örneğin orman ekosistemleriyle kara ve demir yolları, yüksek gerilim hatları, köyler, mahalleler, yerleşim alanları, organize sanayi bölgeleri gibi alanların arasına mutlaka 100 metre ile 300 metre arasında değişen, gerekiyorsa 1 kilometreye kadar genişleyebilen yangın emniyet ve durdurma/önleme amaçlı geçiş kuşaklarını oluşturmak gerekiyor. Başka türlü insan baskısının bu kadar yüksek olduğu, iklim değişikliğinin giderek çok daha hızlı ve şiddetli biçimde etkili olduğu bir dünyada, Türkiye'de yangınları önleyip azaltamayız" diye konuştu.
'ÇIKARILACAK DERSLER İLE 2026 YAZINA GİRMEMİZ LAZIM'
2025 yılındaki yangınlara ilişkin de konuşan Prof. Dr. Türkeş, "Bu yangınlarla ilgili söylediğim koşulları dikkate alarak ve 2023-2024 yangınlarının ama özellikle doğrudan kenti tehdit eden 2025 Çanakkale yangınlarında, kent içi ve yakınında etkili olan yangınların nedenleri, sonuçları, eğitim ihmalinden, uygulama ve yangın yönetim ihmaline kadar ne varsa mutlaka hem fiziksel hem de sosyoekolojik bir etki değerlendirmesi yapılarak kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Yapılacak böyle bir etki değerlendirmesinden çıkarılacak dersler ile 2026 yazına girmemiz gerekiyor. Farkındalığı artırmayı ve uygulamalı çalışmaları içeren ciddi bir yangın eğitimi ile birlikte eğer böyle yapmazsak, 2026 yılında da iklim değişikliği koşullarında beliren yeni yangın rejiminde orman yangınlarını, büyük yangınları önleyemeyiz" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: