BURSA'da tartıştığı sevgilisi Ertuğrul Karadaşlı'yı (48) öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan Simge İvedi (32) hakkında savcı, mütalaasında 'Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası talep etti.
Ertuğrul Karadaşlı, 12 yıldır dini nikahla birlikte, son 2 yıldır da ayrı yaşadığı Y.O. ile konuşmak için Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi'nde 27 Nisan 2025'te akşam saatlerinde bir araya geldi. Çift konuştuğu sırada iddiaya göre; Karadaşlı'nın cep telefonuna Simge İvedi'den mesaj geldi. Mesajı gören Y.O., iddiaya göre; Ertuğrul Karadaşlı'nın 2 yıldır birlikte yaşadığını öğrendiği İvedi'yi arayıp, konuşmak için çağırdı. Simge İvedi, Üçevler Mahallesi Beşevler Sanayi Sitesi 15'inci Sokak'a geldi. Y.O., Ertuğrul Karadaşlı'nın arkadaşı tarafından evine götürülürken; İvedi ile Karadaşlı arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında, 28 Nisan'da saat 02.00 sıralarında Ertuğrul Karadaşlı göğsünden bıçaklanarak ağır yaralandı. Ambulansla Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan Karadaşlı, kurtarılamadı.
TUTUKLANDI
Gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından tutuklanan Simge İvedi ifadesinde, "Aracıma doğru ilerlerken Ertuğrul, arkamdan bağırarak bana doğru göğsünü açtı. 'Bak gördün mü ne yaptığını' dedi. Kanı o sırada gördüm, onu ben bıçaklamadım. Ertuğrul kendisini bıçakladı" dedi.
İvedi hakkında 'Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine devam edildi. Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık, Ertuğrul Karadaşlı'nın yakınları ile taraf avukatları katıldı.
'BENİ ARADI, 'YETİŞ BENİ ÖLDÜRECEKLER' DEDİ'
Duruşmada tanık olarak dinlenen Sercan B., "Ertuğrul Karadaşlı ile esnaf arkadaşıyız. Olay günü akşam evimde otururken Ertuğrul ağabey beni aradı ve 'Yetiş beni öldürecekler' dedi. Ben de sebebini sorunca kadın meselesi olduğunu belirtti. Bunun üzerine beni karıştırmamasını söyleyerek telefonu kapattım. Daha sonra yine esnaf arkadaşım Gökhan'ı aramış. O da beni arayıp, Ertuğrul ağabeye yardım etmeye gideceğini söyledi. Ben karışmamasını söylememe rağmen Gökhan söz verdiğini, bu nedenle gideceğini belirtti. Bunun üzerine ben de Gökhan tek gitmesin diye beni almasını söyledim. Ertuğrul ağabey, iş yerine yakın bir yerde otomobilin içinde alkol alıyordu. Bize Simge'yi çağırdığını söyledi. Bu sırada imam nikahlı eşi Y.O. ve oğlu C.O. bekliyormuş. Simge gelince Y.O. ve C.O. da geldi. Y.O. ve C.O., Ertuğrul'a saldırmaya başladı. Onları ayırarak sakinleştirdik" dedi.
'SİMGE, 'ALLAH BELANI VERSİN' DİYEREK BIÇAĞI GÖĞSÜNE SAPLADI'
Simge İvedi'yi kenara çektiğini söyleyen Sercan B., "Ben Simge'ye, 'Bak her şey ortaya çıktı, sen de görüyorsun. Gençsin, bırak bunları arabana bin git' dedim. O da ağabeyini arayacağını söyledi. Yaklaşık 5 dakika sonra sanığın ağabeyi Ferhat D. geldi. Bir süre Ertuğrul ağabeyle konuştular. Biz bu esnada tarafları sakinleştirmeye çalıştık. Ben daha sonra Y.O. ve oğlu C.O.'yu ikna ederek evlerine bırakıp, olay yerine geri geldim. Olay yerinde sanık, ağabeyi Ferhat, Ertuğrul ağabey, Gökhan ve ben vardık. Ben, 'Artık geç oldu, gidelim. Bu işi uzatmayalım' dedim. Bu sırada Simge ve Ertuğrul, benden 4-5 metre uzaklıkta, birbirlerinin yüzüne bakacak şekilde duruyordu. Simge’nin elleri arkasında kenetliydi. Simge birden 'Allah belanı versin' diyerek bıçağı iki eliyle Ertuğrul ağabeyin göğsüne sapladı. Ertuğrul ağabey, 2 adım geri gitti. Ben Ertuğrul ağabeyin yaralandığını görünce hastaneye gitmek için arabaya koştum. Bu sırada bıçağı yerde gördüm. Ertuğrul ağabey, göğsünü göstererek, 'Beğendin mi yaptığını?' dedi. Ben arabayı çalıştırırken Ertuğrul ağabey elleriyle otomobile dayandı ve yavaş yavaş düştü. Simge, 112’yi arayacağını söyledi. Ona güvenmeyip, ben de arama yaptım. Ben beklerken, Simge 112 ile konuşmaya başladı ve 'Erkek arkadaşım kendini bıçakladı' dedi. Daha sonra ben de ihbarda bulundum. Sağlık ekipleri geldiğinde Simge, 'Siz de gördünüz, kendisini bıçakladı değil mi?' diye sordu. Ben şaşırdım" diye konuştu.
'SİMGE TAMPON YAPMAK İÇİN BENDEN BİR ŞEY İSTEDİ'
Simge İvedi ile bir kan bağının olmadığını ancak kendisinin ağabeyi olarak bilindiğini belirten Ferhat D., "Kendisi arkadaşım olur. 2 yıllık ilişkilerinin olduğunu biliyordum. Olay günü saat 23.00 sıralarında Simge beni aradı ve Ertuğrul'un başka bir kadınla ilişkisi olduğunu, bu kadınla yüzleşeceklerini, benim de bu yüzleşmeye tanık olmamı istediğini söyledi. Ben olay yerine gittiğimde 2 arkadaş, bir kadın ve genç biri daha vardı. Gittiğimde tartışma yaşanıyordu. Ertuğrul ile Simge arasında sözlü tartışma vardı. Ben, Sercan ve Gökhan, Ertuğrul ile Simge'den yaklaşık 4-5 metre mesafe uzakta duruyorduk. Bu sırada el ile göğse vurma sesi duydum. Ertuğrul ve Simge’nin bulunduğu yere dönünce, Ertuğrul’un elinde bıçak olduğunu gördüm. Bu sırada Ertuğrul, 'Yaptığını beğendin mi?' ya da ‘Oldu mu yaptığın?' şeklinde söz söyledi. Aynı anda göğsünden kan fışkırmaya başladı. Bu sırada Simge, Ertuğrul’un karşısında yaklaşık 1 metre mesafede yüz yüze duruyordu. Daha sonra Ertuğrul yere düştü. Bu sırada Simge benden tampon yapmak için bir şey istedi. Bıçaklanma olayından önce Simge'nin 'Allah belanı versin' gibi bir söz söylediğini hatırlamıyorum. O sırada Simge, Ertuğrul'un kendini bıçakladığını söyledi" dedi.
'ADALETE GÜVENİYORUM'
Bu arada duruşma sürerken, Simge İvedi'nin yakınlarının tanıklara yönelik tutumları nedeniyle mahkeme heyeti başkanı araya girdi. Heyet başkanı, İvedi'nin yakınlarının salon dışına çıkarılmasına karar verirken; sanık avukatı, Ertuğrul Karadaşlı'nın kendi kendini bıçakladığını savundu.
Simge İvedi ise savunmasında, şunları söyledi:
"Üzerime atılı suçlamaları ve tanıkların beyanlarını kabul etmiyorum. Sercan'ın 'Allah belanı versin' diye söylediğime yönelik beyanını kabul etmiyorum. Adalete güveniyorum, tahliyemi talep ediyorum."
DURUŞMA ERTELENDİ
Beyanların ardından mütalaasını veren savcı, sanığın ‘Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık avukatının savunma için ek süre talebini kabul edip, Simge İvedi'nin tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma ertelendi.
Yorumlar
Kalan Karakter: