BURSA'nın İnegöl ilçesinde 750 metre uzunluğunda, 95 metre yüksekliğindeki Türkiye'nin gezi alanı olarak en büyük ikinci mağarası olan Oylat Mağarası, dört mevsim değişmeyen 15 ila 18 derece arasındaki sabit sıcaklığı ile turistlerin ilgisini çekiyor. Son noktasına çıkıldığında yaklaşık 31 katlı bir binanın yüksekliğine eş değer bir seviyeye ulaşılan mağarada nem oranı yıl boyunca yüzde 90 seviyelerinde kalırken, astım ve bronşit gibi rahatsızlıkları bulunan ziyaretçiler tarafından da ilgi görüyor.
İnegöl'de Oylat Deresi'nin batı kıyısında yer alan Oylat Mağarası, fay hatları üzerinde depremler sonrasında suların aşındırması ile oluştu. Yaklaşık 750 metre uzunluğunda ve 95 metre yüksekliğindeki mağara, özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline gelirken; özellikle Arap turistlerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Yılın her döneminde sıcaklığı 15 ila 18 derece, nem oranı ise yaklaşık yüzde 90 seviyesinde kalan mağara, astım ve bronşit rahatsızlığı bulunan bazı ziyaretçiler tarafından da tercih ediliyor. Doğal yapısıyla dikkat çeken mağarada zaman zaman film ve dizi çekimleri de gerçekleştiriliyor. Mağaranın son noktasına ulaşıldığında ziyaretçiler yaklaşık 31 katlı bir binanın yüksekliğine eş değer bir seviyeye çıkmış olurken; içerisindeki sarkıt ve dikitlerin her 1 santimetresinin yaklaşık 16 yılda oluştuğu belirtiliyor.
'ZİYARETÇİLERE AÇIK OLMAYAN ALANLARI DA VAR'
Doğal oluşumu ve etkileyici atmosferiyle Oylat Mağarası'nın, ilçenin en önemli turizm destinasyonları arasında yer almayı sürdürdüğü söyleyen işletmeci Nurcan Yılmaz, "Oylat Mağarası, ölü bir fay hattının üzerinde. Milyonlarca yıl önce gerçekleşmiş büyük depremlerden oluşan kayalık kırıkları ve içinden akan akarsularla oluşmuş bir mağara. Mağaramızın takriben yaşı 3 milyon. Mağaramızın diğer özelliği hala yaşamaya devam ediyor oluşu. Oylat Mağarası, içerisinde 750 metrelik bir gezi alanının bulunduğu bir mağara. Gezi alanı olarak da Türkiye’nin en büyük ikinci mağarasıdır. Ziyaretçilere açık olmayan daha fazla alanı da var" diye konuştu.
'KRONİK HASTALIKLARA İYİ GELİYOR'
Oylat Mağarası'nın sağlık turizmine önemli bir katkısı olduğunu da söyleyen Yılmaz, yaz ve kış aylarında ortalama 100 bin ila 350 bin arasında değişen ziyaretçi sayısı ile mağaranın ilçenin en önemli turizm destinasyonları arasında yer aldığını belirtti. Yılmaz, "Astım ve bronşit gibi kronik hastalıkları olan insanlar, mağaranın 300 metreden sonraki rakımında çok rahat nefes alıyorlar, broşları açılıyor. Mağaramızda 100 metreden sonra ziyaretçilerimizin görebileceği dev sarkıt ve dikitler var. Bunların 1 santimetresi, 16 yılda oluşuyor. Milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitler. Mağaramızın en son noktasına vardığımızda yerden 93 metre yükselmiş oluyorsunuz. 750 metrede mesafe katetmiş oluyorsunuz. Mağaramız yoğun bir şekilde ziyaretçi alıyor. Yaz ve kış aylarında ortalama 100-350 bin arasında değişen ziyaretçi sayımız var" dedi.
'İÇERİDEKİ ISI YAZ-KIŞ SABİT'
Mağaranın dört mevsim içindeki sıcaklığının değişmediğini ve ziyaretçilerin bu duruma şaşırdığını söyleyen Nurcan Yılmaz, "Kış aylarında burasının soğuk olduğunu düşünen ziyaretçilerimiz için söylüyorum. İçerideki ısı yaz-kış sabittir. 15 ile 18 derece arasında. Kış mevsiminde geldiğinizde ısınırsınız, yaz mevsiminde geldiğinde doğal bir klimanın içerisinde olursunuz" diye konuştu.
'REKLAM VE DİZİ TEKLİFLERİ GELİYOR'
Bölgenin değer ve önemine değinen Yılmaz, "Bunun dışında burasını değerlendirmek isteyen, reklam, dizi çalışmaları yapan şirketlerle görüşüyoruz. Ziyaretçilerimiz, Türkiye'nin hemen hemen her yerinden var. Sadece belli bir kesime ya da belli bir yaş grubuna hitap etmiyoruz. Belki de o anlamda turizm sektöründe çok özel bir yere sahip. Çünkü hem çocukların mutlu olduğu hem gençlerin enteresan bulduğu, belli bir yaş üzerindekilerin gezmekten hoşlandığı tek yerdir. Bu anlamda böyle bir yerin işletmecisi olmaktan mutluyum" dedi.
'SPİRİTÜEL ÇALIŞMALAR YAPIYORLAR'
Mağaraya spirütel çalışmalar içinde ziyaretçilerin gelebildiğini belirten Yılmaz, "Büyük teyzelerimiz gelip, buradan toprak almaya çalışıyorlar. Spiritüel çalışmalar yapan meslekler var. Onlar gelip, burada kendilerince çalışmalar yapıyorlar. Ağaçlarımıza şans bileklikleri bağlanıyor. İçeride göllenmeler var, içerisine para atıp şans diliyorlar. Böyle yüz güldüren anılarımız var" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: